Büyümek

İnsanın büyüyünce mi dertleri artar yoksa hayal kırıklıklarının hezimetine mi uğrar? Küçükken sadece oyun oynayıp belli sorumluluklardan noksan olmak gerçekten çok güzel bir hismiş. Tıpkı gölge de büyüyen bir çiçek gibi, güneşin varlığından haberdar değilsin. Küçükken büyümek ister insan, hatta aramızda yaşını olduğundan fazla söyleyen bile olmuştur. Tabii ki küçükken büyümenin bu kadar yorucu ve yıpratıcı bir şey olduğundan haberdar değildik. Büyümek dediğimiz şey yanında hayal kırıklıklarını, umutların yerle bir olmasını ve suratınızdaki gülme hissinin zamanla nasıl yok olduğunu size gösterir. Tabii ki eğlenmek, gülmek için sürekli insan bir arayışta olmalıdır yoksa bu kadar üzüntü ve kederle nasıl başa çıkabilirdik? Mizahın da asıl fabrikası aslında üzüntüdür. İnsan zamanla acılarına gülmeye başlar ya da üzüntüsünü , esprili bir dille yansıtıp kötü duygularını bir odaya kilitler. Yeri geldiği zaman tek başınıza zaman tek başınıza sessiz yardım çığlıklarıyla ağlayıp, üzüldüğünüz günler olacak. Önemli olan yaralarınızı gören ve onları saran insanlarla çevrenizi doldurmanız. İşim vardı yanına gelemedim gibi sahte cevaplar veren insanları değil , işim biter bitmez senin yanına geldim diyen insanlar bulun kendinize ve o insanları da asla kaybetmeyin .

Sen ne düşünüyorsun peki?